En güzel Hikayem

   


Banyonun sıcağı yerini odanın nemine kendini bırakırken koltuğa oturuyorum. saçlarımdan aşağı dökülen sular yüzüme demir parmaklıklar çizerken masanın üzerindeki pakete uzanıyor elim. sigara ıslanıyor parmaklarımın arasında, yakıyorum...

"kulaklarım patlıyor sessizliğinden
yorgunluğundan ölüyorum
sinekler yapışıyor vücuduma, gitmiyorlar
yayılıyor kanları,vurduğumda
denizi araladım geçtim bir aşktan
attım kum torbalarımı
döktüm yapraklarımı
ama uzandıntenime, hissettim
tenim aktı parmak aralarından
bazen ne yaparsan yap olmuyor"

öğle sıcağı kavuruyor dışarısını. gazeteyle kapattığım pencereden ışık parçaları düşüyor içeri. yatağımın üzerine düşüyor güneşten çizgiler. derin bir nefes çekiyorum sigaradan. koltuğa oturuyorum, yatağa bakıyorum. hayatımda gördüğüm en güzel vücut yatıyor. en dişi, en güzel, yumuşak hatlarına dökülüyor güneş... dudaklarını öpmek istiyorum...


"kanım hızlanıyor bazen damarlarımda
kan çanaklarım aynada levham boynumda
bir yapbozu tamamlarken bakıyorum
büyük parçan eksik kalbin olduğu
bazen bir vücuda sarıyorum
banıp parmağımı, tadına bakıp
gözümü sevmeye karatıp
yapamıyorum
bazen ne yaparsan yap olmuyor"

gözlerimi açıyorum. sigaranın havaya karışıp ziyan olan dumanlarına küfrediyorum. güneşin önü perdeleniyor. ve karanlıkta daha iyi görünüyor gerçekler. yatak boş, çarşafın yorganın her kıvrımı keskinleşiyor, paslı jiletler, hastalıklı iğnelere dönüşüyorlar. sıcak, yumuşak, tek kişilik "yastığımız" soğuk taş. yatak boş.

"acı bir tat kalıyor ağzımda
bazen yutup unutup
bazen tükürüyorum
bazen ayılıp uyanıp bir nefesle yanımda
adı yok, sırtı var, bana dönük, bükük
soğuğa çeviriyoru suyu
ağlıyorum bakıp içime
ayılamayıp anlıyamıyorum bazen"

yatak boş. oda boş...
lanet olsun, açın şu güneşin önündeki perdeyi...


"nokta konmuş, bitmiş
en güzel hikayem..."



Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !